TURİZM

ŞİLE DENİZ FENERİ

Deniz seviyesinden 60 metre yükseklikte yer alan 19 metre yüksekliğindeki kulesi ile ışığını 35 mil uzağa gönderebilen bu devasa bina, farklı yapısı ve olağandışı özellikleri ile Şile'nin en çok tanınan objesidir.

Şile Feneri, 1858-1859 yıllarında Sultan Aziz tarafından Fransızlar'a inşa ettirilmiştir. Şile Deniz Feneri 150 yıldan bu yana Karadeniz'in sert dalgalarına direnerek deniz araçlarına yön göstermeye devam ediyor. Şile Feneri uluslararası standartlara uygun Türkiye'nin birinci sınıf en büyük deniz Feneri olma özelliğini de taşıyor. Kırım harbinde, Karadeniz'den İstanbul Boğazına girecek gemilerin yollarını bulabilmeleri için yapılmış fenerlerden biridir. Bu amaçla Boğazlar civarında 1856 da yapılan Anadolu Fenerinden sonra 1858-1859 yılları arasında inşa edilmiş. Taş kısmını Türk Mimarlar yapmış, metal aksamı ve mercek-kristal sistemi de Paris'te bulunan Paris-Barbir fabrikasında yapılmıştır.  Uluslararası standartlarında birinci sınıf deniz feneridir.

 

ŞİLE KALESİ

Şile Kalesi, tarihsel gelişimimiz içinde önemli bir yer tutmuş. Cenevizlilerin inşa ettiği kale, daha sonraları Osmanlılar tarafından kullanılmış. Kale 10x10 metre kare genişliğinde ve 12 metre yüksekliğinde ve denizden gelebilecek saldırılara karşı koyabilmek amacıyla inşa edilmiştir.

 

ŞİLE’ DE TURİZM

“Şile” Yunanca bir kelime olup Türkçe'de Mercanköşk anlamına gelen tepelerde ve dağ sırtlarında yetişen güzel kokulu çiçekler açan ıtırlı bir bitki adıdır. İstanbul'a bağlı 32 ilçeden biridirİlçenin doğusunda Kocaeli ilinin Kandıra, güneyinde yine Kocaeli'nin Gebze, güneybatısında İstanbul'un Kartal ile Ümraniye, batısında İstanbul'un Beykoz ilçeleri, kuzeyinde ise Karadeniz bulunur. Şile ilçesinde çeşitli tarihi, kültürel ve doğal güzellikler bir arada görülür. İlçe topraklarında asırlar boyunca birçok uygarlıklar hüküm sürmüştür. Bu nedenle Şile'de değişik kavimlerin, değişik kültürel miraslarına rastlanır. Bunlar Bitinya, Roma, Bizans ve Osmanlı devri eserleridir.

İlçe sınırları içerisinde 3 adet kale vardır. Bunlar Şile kalesi – Heciz Kalesi ve Sarıkavak Kalesidir. Aynı zamanda ilçe merkezinde halen kullanılmakta olan Mısırlı Hatice Hanım tarafından 1871 yılında hayrat olarak yaptırılan bir çeşme bulunmaktadır. Günümüz Yeniköy'ü, Kurtuluş Savaşı sonuna kadar tüm nüfusu Rumlardan oluşan yaklaşık 4.000 – 5.000 kişilik büyük bir yerleşim birimiydi. Bu yerleşimlerden şimdilerde bazı binaların temel kalıntıları, köprüler, çeşmeler, vaftiz yeri ile kilise harabeleri kalmıştır. Aynı şekilde ilçe merkezinde Maşatlık yani Rum Mezarlığı'da bulunmaktadır. Ancak sadece sağlam kalmış ihate duvarları vardır onların yükseklikleri de 1,5 – 2m.'dir. İlçenin görülmeye değer önemli doğal güzelliklerinin yeraldığı alanlardan biriside Onbir Göller Vadisi'dir. Hacıllı Köyü yakınlarındadır. Köydeki su değirmeninden doğuya doğru Göksu kolu olan Değirmendere Vadisi, 500m. Takip edilirse birinci göle ulaşılır. Vadinin devamında büyüklü küçüklü göl eğim kırığı/şelale ikilime onbir defa tekrar edilir. İlçenin önemli karstik mağaralarından olan Gürlek Mağarası da buradaki beşinci şelalenin dikliği üzerindedir.

İlçenin en önemli turistik ve doğal fizyoterapi doktoru denen Kumbaba Tepesi, 60 rakımlı kırmızı – turuncu renkli, demir/bakır alaşımlı ve radyonktriteli kumları olan bir tepedir. Kumbaba Tepesi zirvesinde Kumbaba'nın mezarı vardır. (Kumbaba gerçek ismi belli olmayan bu tepeyi keşfedip romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanan kişidir.) Yapılan araştırmalarda Bizanslılar tarafından “Güneş Hamamı” olarak kullanılmış, saray gemileriyle yaz aylarında buraya gelerek güneş banyosu alırlarmış . Burasını, ismi meçhul olan Türk (Kumbaba)  bir kimyager gibi etüd etmiş ve Şile Kumluğunun natür ile tedavi için uygun bulmuştur ve bir çok hastanın tedavisinde kullanılmıştır. Turizm bilincinin gelişmesiyle birlikte artan turizm hareketlerine bağlı olarak ilçenin ilk turistik belgeli konaklama tesisi 1953 yılında Kumbaba Motel adıyla hizmete girmiştir. Sonraki yıllarda artan talebe cevap vermek amacıyla 20'den fazla Otel/Motel (ev pansiyonları ve kampingler hariç) birçok turistik amaçlı tesisi hizmete açılmıştır. Şile doğal güzellikleri ve zengin tarihi ile önemli turizm potansiyeline sahip, Karadeniz'in kıyısında bozulmadan kalmayı becerebilmiş şirin bir ilçe olmasının yanında, İstanbul gibi önemli bir metropole yakın olma özelliğine de sahiptir.

 

OTANTİK / YÖRESEL DEĞERLER

ŞİLE BEZİ

Kazan içinde kaynayan suya uygun miktarda hamur atılır, iyice karıştırılarak kaynatılır. Hamur eridikten sonra çileler halinde alınana pamuk ipliği kazana atılır. İplik hamuru emene kadar karıştırma ve kaynama devam eder. Daha sonra çileler halinde çıkarılan iplik çırpılarak kuruması için ipe asılır. Kuruduktan sonra çıkrıkta makara veya bobine sarılan iplikler dokuma için hazır hale gelmiştir.

Eni ve boyu değişebilen yöreye has tezgahlara atkı ve çözgü şeklinde gerilir. Eni tezgaha bağlı olarak değişim gösteren bezin, dilenildiği kadar uzunlukta dokuması yapılır.Genellikle krem ve beyaz olarak dokunan bez, istenirse kaynatma sırasında istenilen renge boyanabilir. Bu renklerle desen ve renkli dokuma yapılabilir. 20 metrelik toplar halinde pazara sunulur.

Dokunan bezler top halinde deniz suyuna bastırılıp yıkanır. Sıkılmadan kuruması için asılır. Kuruyan bezler yine top haline getirilerek pazara sunulur. Şile Bezi; üzerinde baskı ve el işlemeleriyle süslenerek değişik amaçlarda kullanıma sunulur. El nakışları süslemeleri, floş iplik yöreye has özellik taşıyan motiflerle süslenir. Bu motifler halk arasında değişik isimlerle anılmaktadır. Örneğin çatlak kahve, samatya, kartopu, gazi sofrası, yasemin, hanım yanağı vb.

İşlemeler; kasnağa gerilen bez üzerine floş iplikle yukarıdaki isimlerden oluşan motiflerle yapılır. Masa, sehpa örtüsü, erkek ve bayan gömlekleri, elbise, gecelik, sabahlık, mutfak ve yatak örtüleri şeklinde kullanılmaktadır. Şile Bezi rahat, hafif, ucuz, ter emici, sağlıklı doğal bir giysi olma özelliğiyle geniş kullanım alanı bulunmaktadır. Ayrıca kültürel ve sanatsal motif ve işlemelerle süsleme ve aksesuar olarak da kullanım alanı geniştir. İlk zamanlarda keten ipliğinden yapılan Şile Bezi taleplerin artmasıyla zamanımızda pamuk ipliği ve makineyle de dokuması yapılmaktadır. Özgün bezin ipliği 20 numara kıvırcık iplikle yapılmaktadır.

 

YÖRESEL LEZZETLERİMİZ

Şile, balıkçılık açısından zengin bir bölgedir. Şile'nin balığı meşhurdur. Şile palamutu, mezgit, istavrit, kalkan, lüfer en çok avlanan balık türleridir. Balık yemeklerinin geleneksel Şile mutfağında yeri ve önemi büyüktür. Şile balık yemeklerini ve çeşitlerini deniz ürünleri satan restaurantlarda tatmak mümkündür.  Özellikle maydanozlu palamut en çok ilgi çeken ve beğenilen yöresel tattır.

Yöreye has yemekler; kestane balı, ıspanaklı pide, kabaklı börek, kıtırdak ve feslik mantarı, köy ekmeği ve darıdan yapılan bir tatlı olan öre’dir.

 

ŞİLE BEZİ KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ

Her Temmuz ayının ilk haftası ile Ağustos ayının ilk haftası arasında düzenlenir. Şile ile bağdaşan, özdeşleşen ve gelenekselleşen bu şenlik giderek bir kültür ve sanat şenliğine dönüşmüştür. Geleneksel “ Şile Bezi Şenliği” tüm dünyadan gelen katılımcılarla uluslar arası niteliğe kavuşmuştur. 

Şile'de, Karadeniz iklimi özellikleri görülür. Yağışlar daha çok sonbahar ve kış mevsimlerine rastlar. Eylül ve Ekim ayları yağışsız geçer. Şile'de Mart ve Nisan ayları yağışlı ve sisli geçer. Sıcaklığın en yüksek olduğu ay Ağustos, en düşük olduğu ise Şubattır. Şile'de Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında denizden yararlanılabilir. Yılın diğer zamanlarında da sayfiye yeri olarak bulunmaz özellikler taşır.